7 Aralık 2008 Pazar

Senin Yüzünden

"Because of you
I try my hardest just to forget everything
Because of you
I don't know how to let anyone else in
Because of you
I'm ashamed of my life because it's empty
Because of you
I am afraid"

23 Kasım 2008 Pazar

Korkma Sönmez Bu şafaklarda Yüzen Al Sancak

31 Ekim Cuma günü İngiltereden gelen Öğretmen grubuyla Salzburg ile Gratz arasında bulunan turistik yerleri görmeye gezmeye gittik. Bütün gün dolaştık çeşit çeşit renklere boyanmış gibi duran ağaçların, tarih kokan daracık sokakların arasında.

Ama aklımda yer eden ve daima hatırlayacağım güzel bir anım oldu, k bu yazımı bunun için yazıyorum. Geziye Danimarkalı 2, Polonyalı 2, Çek 4 öğrenci ve İngiltereden 12 Öğretmen, ve süpervizörüm olan Avusturyalı hocam da katılmıştı. Akşam yemeğinde bir restoranda muhabbet ederken onlarla, her grubun kendi ulusal marşını okumasına karar verildi. Öğrenciler okudu ve sıra bana geldiğinde, "mutlaka okuyacaksın" dediler. "Biz İstiklal Marşımızı okurken ayakta hazır olda bekleriz. Ben şimdi okursam ayağa kalkıp hazırolda beklemelisiniz. Biz bu şekilde saygımızı gösteririz ulusal marşımıza" dedim ben de. Daha sözümü bitirmeden hepsi ayağa kalkıp hazırola geçti, şaşırdım, ama sevindim de. İstiklal Marşımızı 5 milletin yanında okumuş olmanın gururunu, ve onların ayağa kalkıp saygı göstermesinin sevincini yaşamaktayım.

Ama keşke sesim daha güzel olsaydı da İstiklal Marşımıza yakışsaydı diye düşünmeden edemedim okurken. Ama sanırım bunun pek önemi yok, içimde anlamına önem verdikten sonra.

"Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ."

Güneş Çok Uzakta Kaldı

Kimse Olamadık biz
Kimseye benzemedim ben
O kadar korkaktım ki
Yüzümü göstermek yerine
Tutmaya kaldırmaya çalıştım
Üstümdeki maskemi olduğu yerde
"İçimde büyüdü sensizlik"
Bir deve dönüştü
Biraz daha korktum
İçimde büyüyeni dışarı çıkartacağım yerde
Sensizliği ikiye katladım her seferinde
Senleyken bile

Şimdi ise uzakta
Güneşin daha geç doğduğu yerde
Senleyken yaşayamadıklarımı özlüyorum
Senleyken sensiz geçirdiğim günleri bile

Ortaya Karışık bir Sevda Lütfen

Olanla kalmayıp imkansızı hayal edene
Sağ gösterip sol kulağa fısıldayana
Kendinden başkası için uzak yaşayana
Daha midesine neden kramp girdiğini bile
Bilmeyen birine, körü oynayana
Neden kapısını açsın ki bu restoran

Sadece sigara kağıdına sardığı
Elinde tutamayıp cebinde sakladığı
Yalnızlık kokan aşkının ucundan tutup çekemeyen birine
Neden gülsün bu sevda

"Belki tadını alabilirim bu sefer"
diyip bir sipariş veriyor genç
Dört kişilik masada tek başına oturan
"Ortaya karışık bir sevda lüfen"

Dara

Seviyorum, seviyorum,
Ama seviyorum diyemedim,
Diyemeceğim de artık biliyorum

Bu aşkın darası ağır geldi
Kaldıramıyorum

Su Ağlıyor Benim İçin, Tükenmeden

Geceleri yalnız kalıyorum
Sofrada karşıma estetik adına
Su dolu bir bardak koyuyorum
Titriyor masa yavaşça, sessiz!
İçim titriyor, kendime geliyorum
Karşımdaki bardak ağlıyor
Üzülüyorum

Her akşam yalnız yürüyorum
Karşıdan gelenlere baksam da
Sadece kaçamak bir bakış alıyorum
Yere bakıyorum zor olsa da
Çünkü arkama bakamıyor
Korkuyorum

Belli belirsiz satır aralarında gizli dünyam
Ben bile çözemem bunu, biliyorum
Etrafımda büyük bir izdiham
İğne atsam yere düşmez
Yalnızlık çekiyorum

5 Mayıs 2008 Pazartesi

UFO'lar ve Zamanda Yolculuk

Günümüzde bir zaman makinasının icat edildiğini farzedelim. Ben bu makineyle geçmişe gitmeyecek miyim? kim gitmez ki. Peki, geçmişe gittiğimde o dönemin zamanında ben gelecekten gelmiş biri olarak görülmeyecek miyim? evet görüleceğim. Söz gelimi geçmişe giden kişi sadece ben isem ne ala, farkedilmeden orada bulunabilirim. Peki ben bu makinayı keşfettiysem en az 10 yılda bu makina çoğaltılmaz mı? ki bu onlarca kişinin zamanda yolculuk etmesine sebep olmaz mı?Yani insanlar zamanda yolculuk yapabildiyse gelecekten günümüze gelenleri farkeden olurdu mutlaka. Tabi eğer şu an bize abzürd gelmeyen görünüme sahip araçlarla...Ama ya şu ana kadar hiç bir insanoğlunun düşünmediği bir şekilde geliyorsa?Fantastik kaçabilir kabul ediyorum ama şöyle bir varsayımda bulunabilirim. İnsanların gördüklerini iddia ettikleri, yani farkettikleri birşey var, UFOlar. Belki de aslında UFOlar birer zaman makinesidir, ama biz onları tanımlayamadığımız için UFO diye uzay aracı diyoruzdur. Gelmeye çalıştığım nokta şu, UFOları görüyoruz da neden hiç onları kullananları görmüyoruz, belki onlar da insandır, gelecekten gelen... bize benzedikleri için (ki doğal olarak) onlar aramızda geziniyorlardır.