28 Nisan 2010 Çarşamba

Kararsızlık I

Uzun bir koşunun bitiş çizgisine gelmiş bir yarış atı gibiyim sanki.
Tek fark yarıştığım diğer bütün atları görmek yerine yanımda benim karakterlerimden oluşturduğum benlerle yarıştığımı sanıyor olmam.
Kendimle yarıştım; kendimi sevdim; kendime kızdım; kendime küstüm; kendimle barıştım; kendimi sevdim tekrar. Dönüp dolaşıp kendimi gördüm.
O kadar kendimle vakit geçirmişim ki, yumurta kapıya dayandığında, aslında ne kadar bencilleştiğimi farkedemediğimi farkettim. Kendimle o kadar mutlu bir hayat sürüyormuşum ki dışarda kendimden değerli başkalarının kendilerinin olduğunu gördüm. Şimdi ise Bitişe yaklaşmış bir yarış atı olarak etrafımdakileri görmeden kendimle beraber üstümdeki yükle birinci mi olmalıyım; yoksa gözlüklerimi hepten çıkarıp yanımda benle yarışan değil hayatımda benle koşanlara mı bakmalıyım.

Hiç yorum yok: